Hakkında Bilgi

Cemal Reşid Rey Hakkında Bilgi

Cemal Reşid Rey
Servet-i Fünun dergisinde H. Nazım takma adıyla yazılar yazan Ahmed Reşid Bey'in oğlu Cemal Reşid Rey çok küçük yaşta ağız mızıkasıyla ezgiler çıkarmaya ve iyi piyano çalan annesinden ilk piyano derslerini almaya başladı. Sekiz yaşında bir vals besteleyerek bu konudaki yeteneğini ortaya koydu. İlköğrenime, İstanbul'da Galatasaray Lisesi'nin ilk bölümünde başlamışken, 1913'te ailesiyle birlikte Paris'e giderek Buffon Lisesi'ne girdi. Bu arada Paris Konservatuvan müdürü olan Gabriel Faure ile tanıştırıldı. Faure'nin aracılığıyla ünlü piyanocı ve eğitmen Marguerite Long' daft Hvano dersleri aldı. Bir buçuk yıl sonra, Birinci Dünya savaşı başlarında, annesiyle birlikte İsviçre'ye geçti ve Cenevre'de Saint-Antoine Koleji'nde öğrenimini sürdürdü. Aynı kentin konservatuvarmda da öğrenciliğe başladı. Beş yıl süreyle bu konservatuvarın piyano ve müzik kuramı derslerini izledi. 1920'de yeniden Paris'e dönerek piyano, bestecilik, müzik estetiği ve orkestra yöneticiliği dersleri aldı.

İlk piyano konserini, 1922'de Paris' te veren sanatçı 1923'te bu kentteki öğrenimini tamamlayarak, Uşşakizade Halit Bey'in çağrısıyla, yeni kurulan Darülelhan'da (bu kuruluş 1944' te İstanbul Belediye Konservatuvan adını aldı) görev almak üzere yurda döndü ve piyano, beste dersleri vermeye başladı; ayrıca 1926'da bu kuruluşta bir koro oluşturdu ve koronun ilk konserlerine piyanosuyla eşlik etti. Aynı yıl Uluslararası Besteciler Birliği'ne üye seçildi; böylece yapıtlarının sınırlarımız dışında da tanınmasına olanaklar buldu. 1934'te Darülelhan'da bir yaylı çalgılar orkestrası oluşturdu. Ali Sezin, Muhiddin Sadak, Mes'ud Cemil, Orhan Borar gibi zamanın önde gelen müzikçilerini içeren bu topluluk giderek yirmi beş kişiye ulaştı. 1945-1946 yıllarında, konservatuvarm ileri sınıflarından üfleme çalgılar öğrencilerini de alarak, bu yaylı çalgılar orkestrasına "senfonik" orkestra niteliği kazandırdı (İstanbul Şehir Orkestrası' nı oluşturan bu topluluğun kurucusu Cemal Reşid Rey orkestrayı emekli olduğu 1968'e kadar yönetti). 1938'de yeni kurulan Ankara Radyosu'na çağrılan besteci, 1940'a kadar Batı Müziği Yayınları şefi olarak görev yaptı. 1940'ta İstanbul'a dönerek, bestecilik çalışmalarım, öğretmenliğini, piyanocu ve yönetici olarak konserlerini sürdürdü. 1946'da Filarmoni Derneği'nin kuruluşuna önayak oldu. Bu dernek, ünlü yönetmen ve solistlerin ülkemize gelerek konserler vermesini sağladı; böylece orkestra üyelerimizin görgü ve eğitimlerinin gelişmesine yol açtı. Gene bu derneğin düzenlediği konserlerle Türk sanatçılarının ünü sınırlarımız dışında duyuruldu ve Cemal Reşid Rey dünyanın önemli sanat merkezlerinde (Atina Devlet Orkestrası, Roma Santa Cecilia, Napoli Scarlatti, Fransa Ulusal Orkestrası, Viyana Filarmoni Orkestrası, Belgrad, Sofya, Madrid ve Varşova Orkestraları) konserler yönetmek üzere çağrılar aldı (1949'da başlayan bu geziler, 1960 yılına dek sürdü).

1948'den 1950'ye dek İstanbul Radyosu'nda Müzik Yayınları şefliği yapan sanatçı "Müzik Formları", "Piyano Dünyasında Gezintiler" gibi programlar hazırladı. " 1982'de "Devlet Sanatçısı" unvanını alan Cemal Reşid Rey 1985'te Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvan sanatçı profesörlüğüne atandı ve 7 Ekim 1985'te İstanbul'da öldü.

Cemal Reşid Rey Besteciliği
Cemal Reşid Rey, 1919'da yazdığı je me demande (Kendi Kendime Soruyorum) başlıklı şarkıyı, ağabeyi Ekrem Reşid Rey'in (1900-1959) şiiri üstüne, ses ve piyano için bestelemiştir. Bestecinin 1919-1926 yılları arasında yazdığı parçalar, fransızca başlıklar taşıyan, çoğu Ekrem Reşid Rey'in sözleri üstüne bestelenmiş olan ses ve piyano yapıtlarıyla, ilk opera ve operet denemeleridir. Bu çalışmaları bestecinin birinci dönemi olarak ele alırsak, 1926'dan başlayan çalışmalarını, yani ilk kez Türk halk motiflerinden kaynaklanan ve 1931'e dek süren bestelerini ikinci dönem olarak adlandırmamız gerekir. 1926'da ortaya çıkan Sarızeybek ve On İki Anadolu Halk Türküsü, Cemal Reşid Rey'in türkü ve oyun havalarını armonize ederek başlattığı yeni bir dönem olduğu gibi, o güne dek tekses geleneğine bağlı Türk müziğine de yeni kapılar açmıştır. On İki Anadolu Türküsünden dördü ilk olarak Paris'te seslendirilmiştir.

Cemal Reşid Rey'in 1931'den sonra yazdığı besteler, içerik olarak daha gizemsel ve besteleme yöntemi olarak daha izlenimci bir görünüm taşır. Tasavvuf müziğinin, geleneksel-Divan müziğinin makam ve renkleri bu döneminde etkili olmuştur. 1931'de ortaya çıkan Enstantaneler, orkestra için izlenimlerdir. İstanbul'un çeşitli görüntülerini fotoğraf çekercesine, enstantane olarak sergileyen bu parçacıklar, sonraki kuşak Türk bestecileri üstünde etkili olmuştur. Müzikli sahne yapıtlarına başlaması da bu ikinci dönemin ürünüdür. Üç Saat ile 1932'de üne kavuşan bu yapıtlar, ağabeyi Ekrem Reşid Rey ile birlikte sürdürdüğü ortak çalışmalar sonucu birbirini izleyerek ortaya çıkmıştır: Lüküs Hayat, Dolu, Saz-Caz, Maskara, Hava Civa 1932-1937 yılları arasında, yazılır yazılmaz sahnelenmiş ve her biri halkın büyük ilgisini görmüştür.

Çelebi operası, Ekrem Reşid Rey'in Ahmet III dönemiyle ilgili gerçek bir olaya dayanan librettosu üstüne 1942-1945 yıllan arasında bestelenmiş; orkestralamasıysa 1973'te tamamlanmıştır. Olayın kahramanı, Lale Devri'nin ünlü "musikişinas'larından Küçük Müezzin Mehmet Efendi' dir.'Adı "Çelebi"ye dönüştürülerek operaya aktarılmış olan Mehmet Efendi'nin zamanımıza kalmış bir şarkısı da bu operanın üçüncü perdesinde yer alır.

1950'den sonra "kendi fantezi dünyası içinde beste çalışmaları yaptığını" belirten bestecinin Çağrılış (1950) adlı orkestra şiiriyle başlayan bu dönemi olgunluk yıllarının ürünlerini sergiler. Çağrılış, bir Türk masalından esinlenerek yazılan ve bestecinin "senfonik şiir" dalında ortaya çıkardığı ilk denemedir. "ümün olmadığı bir ülke arayan kişi, gittiği her yerde ölümcül görüntüler bulur ölüm yaşamının yanında yer alan vazgeçilmez bir parçası olur. Ancak yıllar sonra güleç yüzlü insanlarla dolu bir ülkeye varan kişi, ölümü sorar. Aldığı yanıt şudur: 'Biz böyle şey bilmeyiz. Yalnız şu tepe ardından zaman zaman bir ses duyulur. Birimiz çağrılırız adımızla. Kişi, o ülkeye yerleşir ve kendi adı çağrılınca, yavaş adımlarla sese doğru ilerler.' " Cemal Reşid Rey'e esinkaynağı olan bu öykü, senfoni içinde genellikle gölgeli, yer yer karanlık bir görünümde işlenmiş, ölüm duygusu, yazgının değişmezliği ve bu çağrılışa yürekli bir biçimde gidiş, sağlam bir yapıyla duyurulmuştur. Fatih başlıklı senfonik şiirse 1953'te yazılmıştır. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u alarak Ortaçağ'a son vermesinden esinlenen besteci, bu yapıtta, Fatih'in savaşçı kişiliğiyle ozan kişiliğini iç içe işlemiştir. Girişte birbirine karşıt olarak duyulan iki tema bu değişik kişilikleri yansıtır. Müzik, kahramanca ve görkemli olarak doruğa tırmanır; surlar yıkılmış, utku içindeki ordu kenti fethetmiştir. Bu gürültülü savaş ve utku sahnesinden sonra birden bir solo keman duyulur. Burada Fatih Sultan Mehmet ozan kişiliğiyle barış sözlerini dağıtan bir komutandır. Duyulan ilahi, kendisine şükreden insanların sesidir. Ardından kilise çanları da kutlamaya katılır.

1957'de bestelenen Sazların Sohbeti Cemal Reşid Rey'in oda müziği dalında verdiği en önemli yapıtıdır. Flüt, iki korno, arp ve telli çalgılar için yazılan bu parça, üç bölümden kurulmuştur. İlk bölüm, "Allegro scherzando", ana motifini, şehir orkestrası solistlerinden dördünün (Kâmil Şekerkıran, Luigi Girati, İvo Duymoviç, Devvayne Fulton) baş harflerinden almış ve onların adına sunmuştur. "Larghetto" başlıklı ikinci bölüm, iki kornonun sunduğu geniş bir motifle başlar; arp, bir çeşit kadansla sesini duyurur. İkinci motifi flüt ortaya atar ve bölüm tüm seslerin birbirine katılmasıyla biter. Üçüncü bölüm olan, "Allegro con fuoco", çalgılar arasında neşeli bir söyleşiyi canlandırır.Cemal Reşid Rey'in ünlü yapıtlarından biri de, piyano ve orkestra için Eski Bir İstanbul Türküsü Üstüne Çeşitlemeler'idir (1961). Bestecinin yazdığı marşlar arasında Cumhuriyetin Onuncu Yıl Marşı'nın piyano, şan, orkestra ve bando versiyonları vardır.

Teknik açıdan, Cemal Reşid Rey'in yapıtlarının tümünde modal yapı, belli bir tona bağlı olan armoni dokusu ve melodiye önem veren bir kurgu egemendir.

Cemal Reşid Rey Eserleri
Solo için (piyano besteleri): Türk Sahneleri (Anadolu oyun havaları üstüne altı parça; ilk kez Paris'te Ecole Normale de Musique konserlerinde çalındı, 1927-1928); Sonat (1936); Hatıradan İbaret Kalmış Şehirde Gezintiler (yedi parça; 1940-1941); Fantezi (1948); Piyano İçin İki Parça (1959); On Halk Türküsü (koro parçalarının piyanoya uyarlanması, 1967). İkili: On İki Prelüd ve Füg (iki piyano için, 1969); Kısa Parça (keman ve piyano için, 1936); Sonat (iki piyano için, 1924); je me demande (Kendi Kendime Soruyorum; şan ve piyano için, 1919; Ekrem Reşid Rey'in şiiri üstüne); Üç Melodi (şan ve piyano içbı,1920; Verlaine'in şiirleri üstüne); İnitiales sur un banc (Bir Sıra Üstündeki Başharfler; şan ve piyano için, 1922; Ekrem Reşid Rey'in şiiri üstüne); Chanson du printemps (İlkbahar Şarkısı; şan ve piyano için; Ekrem Reşid Rey'in şiiri üstüne); Au jardin (Bahçede; şan ve piyano için, 1923; Philoxene Boyer'nin şiiri üstüne); L'Of frande lyrique (Lirik Sungu; şan ve piyano için, 1923); Nocturne (şan ve piyano için, 1925; Ekrem Reşid Rey'in şiiri üstüne); On İki Anadolu Türküsü (şan ve piyano için, 1925-1926); On İki Melodi (şan ve piyano için, 1929); Vatan (şan ve piyano için, 1930); Dört Melodi (şan ve piyano için, 1956; Baki Süha Edipoğlu'nun şiiri üstüne).

Oda müziği: Üfleme Çalgılar Beşlisi İçin Parça (1932); Ondes Martenot ve Yayh Sazlar İçin Poem (1934); Yayh Sazlar Kuarteti (ilk kez Viyana'da Ga-limir Kuarteti tarafından çahndı, 1935); Kuartet (piyano-keman-viyola-viyolonsel için, 1938-1939); Sextour (piyano-tenor-yayh sazlar kuarteti için, 1939; Mevlana'nın şiirlerinden derleme); Sazların Sohbeti (ilk kez bestecisi yönetiminde Paris'te Radyo Senfoni Orkestrası ve solistleri tarafından çahndı, 1957). Solo ve orkestra için: 1. Şan ve Orkestra İçin Yapıt: Chants B'Anatolie (Anadolu Türküleri; dört parça ilk kez Albert Wolf f yönetiminde Pasde-loup Orkestrası ve Kedrof Kuarteti' nin ses sanatçılarıyla çahndı; 1926); Mystique (Mistik, 1938); Üç Anadolu Türküsü (1970; Suna Korad'a adanmıştır); İki Anadolu Türküsü (1930; Mustafa İktu'ya adanmıştır); 2. Konçerto: Concerto chromatique (Kromatik Konçerto; piyano ve orkestra için, 1932-1933; ilk kez Dimitri Mitropulos yönetimindeki Paris Senfoni Orkestrası tarafından çalındı; solist, bestecisiydi); Konçerto (keman ve orkestra için, 1939); Konçerto (piyano ve orkestra için, 1946; ilk kez Clarence Raybouid yönetiminde Ankara Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve bestecinin solistliğiyle çahndı); 3. Konsertan Parça: Pieces Concertantes (viyolonsel ve orkestra için, 1955); Andante ve Allegro (keman ve yayh çalgılar orkestrası için, 1967; Suna Kan'a adanmıştır).

Koro müziği: Anadolu Halk Türküleri (dört sesli karma koro için, 1926); A Capella Koro İçin İki Parça (kadın sesleri için, 1936;Yunus Emre'nin şiirleri üstüne); Dört Sesli Koro ve Piyano İçin On Halk Türküsü (1963); Marş: Cumhuriyetin Onuncu Yıl Marşı (1933; Behçet Kemal Çağlar ve Faruk Nafiz Çambbei'in şiirleri üstüne); Denizciler Marşı (1935); Yedek Subay Marşı (1940); Yüzüncü Yıl Marşı (1981; Atatürk'ün 100. doğum yıldönümü için).

Senfonik müzik: Bebek Efsanesi (senfonik şiir, 1928; ilk kez Inghelbrecht yönetiminde Pasdeloup Orkestrası tarafından çahndı); Karagöz (senfonik şiir, 1930-1931; ilk kez bestecisi yönetiminde Pasdeloup Orkestrası tarafından çahndı); Enstantaneler (1931; ilk kez Alfred Cortot yönetiminde Paris Ecole Normale de Musique Orkestrası tarafından çahndı); Initiation (senfonik şiir, 1935); Birinci Senfoni (1941; ilk kez Roma Santa Cecilia Akademi Orkestrası tarafından bestecisi yönetiminde çalındı); Çağrılış (1950; ilk kez Ulusal Fransız Orkestrası tarafından bestecisi yöneminde çahndı); Fatih (1953; ilk kez Paris Radyo Senfoni Orkestrası tarafından bestecisi yönetiminde çalındı); Piyano ve Orkestra için "Kâtibim" Varyasyonları (1961; ilk kez Viyana' da Müzikverein salonunda bestecisi yönetiminde Tonküstler Orkestrası tarafından ve İdil Biret'in solistliğinde çalındı); Senfonik Konçerto (çifte yayh çalgılar orkestrası için, 1963); İkinci Senfoni (1969); Türkiye (senfonik rapsodiler, 1971); Ellinci Yıla Giriş (senfonik bölüm, 1973).

Müzikli sahne yapıtları: 1. Opera: Fai-re Şans Dire (Söylemeden Yapmak, 1 perde; libretto: Alfred de Masset' den Ekrem Reşid Rey uyarlaması, 1920); Yann Marek (3 perde, 4 tablo; libretto: Xavier Fromentin, 1920); Sultan Cem (5 perde, 12 tablo; Ekrem Reşid Rey'in Madame Roussei Des-pierre'nin senaryosu üstüne librettosu, 1924); Zeybek (3 perde, libretto: Ekrem Reşid Rey, 1926); Köyde Bir Facia (1 perde; libretto: Ekrem Reşid Rey, 1929); Çelebi (4 perde; libretto: Ekrem Reşid Rey, 1942-1945; orkestralamanın tamamlanışı, 1973); 2. Operet (Ekrem Reşid Rey ile birlikte): Le Petit Chaperon Rouge (Kırmızı Şapkah Kız; 2 tablo, 1920); Üç Saat (3 perde, 1932); Lüküs Hayat (3 perde, 1933); Dolu (3 perde, 1934); Saz-Caz (3 perde, 1935); Maskara (3 perde, 1936): Hava Civa (3 perde, 1937); Yaygara 70 (1969-1970); Uy! Balon Dünya (1970); Bir İstanbul Masalı (1971-1972); 3. Revü (Ekrem Reşid Rey ile birlikte): Adalar Revüsü (1934); Alabanda (1941); Aldırma (1942).

Sahne, film ve radyo için müzik: Öz Yurt (prolog için müzik, metin: F.N. Çamlıbel, 1933); Shakespeare'in "Macbeth'i İçin Sahne Müziği (1934): Ertuğrul Muhsin'in "Aysel" Filminin Müziği (1934); Shakespeare'in "Kral Lear"ı İçin Sahne Müziği (1936); Shakespeare'in "Hamlet "i için Sahne Müziği (1936).

Cemal Reşid Rey, Cemal Reşid Rey Hayatı, Cemal Reşid Rey Hakkında Bilgi, Cemal Reşid Rey Kimdir, Cemal Reşid Rey ile ilgili bilgi, Cemal Reşid Rey Biyografisi, Besteci
farmasi haziran kataloğu 2019
farmasi haziran kataloğu 2019
Eitim ve gretim Eitim ve gretim