Hakkında Bilgi

Ezgi ve Söz ilişkisi

Ezgi ve Söz ilişkisi
Ezgi ile türkü sözleri birbirini tamamlayan iki öğedir. Türkünün daha kalıcı olması ezginin varlığıyla mümkündür. Ezgiye güzellik sağlayan türkü sözleri müzikte gaye değil araçtır. Melodinin daha rahat anlaşılmasına yardımcı olur. Bu bakımdan sözler ile melodi arasında bir uyumluluğun olması esastır. (Türk halk müziğinin en bariz özelliklerinden birisi; yapısında prozodinin yok denecek kadar az olmasıdır. Bu bakımdan prozodi bir ezginin otantik değer kazanması gibi belirleyici bir özelliğe sahiptir.) Nitekim aynı ezgiye sahip olup ayrı bölgelerde değişik sözlerle söylenen şu türkü bunun en bariz örneğidir.

Cide:
Fatıma'm nnerden geliyon Bartın'dan
Ben de seni bilemiyom yandım şeker Fatıma
yanındaki kumandan

Tokat:
Ayşe'm nerden gelin Alan'dan
Ben de seni bilemedim yandım da ala gözlüm
yanındaki kocandan

Uşak:
Ayşe'm nerden geliyon Uşak'tan
Ben de seni bilemedim yandım çakır Ayşe'm
belindeki kuşaktan

Ezgisi aynı sözleri kısmen farklı olan bu türkülerin yanında TRT Repertuarında sözleri aynı fakat ezgileri farklı pekçok örneğin bulunduğunu da hatırdan çıkarmamak gerekir.[137]

Türküler melodi ile ilişkisi bakımından beş gruba ayrılır.

1. Meledik ritmle metin ritmi arasında tam bir uygunluk bulunan türküler. (Melodiyi meydana getiren her sesin altına bir tek hece düşer.)

2. Melodik ritmle metin ritmi arasında beraberlik bulunmayan türküler. (Kelimenin bazı heceleri melodinin birden fazla sesine dağılır.)

3. Metnin aslında olmadığı halde melodinin bünyesi icabı bilhassa ortalara eklenen metin dışı sözler taşıyan türküler.

4. Türkünün edebî formunu bozacak kadar geniş eklemeli türküler.

5. Tekrarlanan kelime veya cümle parçalarından meydana gelen türküler.[138]

Folklor değerlerimiz içinde türküler ayrı bir yere sahiptir. Çünkü insanımız inancını duygusunu içinde bulunduğu durumu düşüncesini sanatlı bir yolla değerlendirirken bunu en güzel şekilde türkü çerçevesinde gerçekleştirir.

Ruhi Su türkülerin özelliklerine göre lied arya ve resitatif karekter taşıdığı fikrindedir.[139]. Felâketleri gurbeti askerliği ölümüseferberliği aşkı kahramanlığı tabiatı hülasa insanın içiçe olduğu bütün hadise durum ve ortamları kendisine konu edinen türkünün bu özellikleri taşımasını tabii karşılamak gerekir.

Türküler ezgileri bakımından uzun havalar ve kırık havalar olmak üzere iki büyük kısımda değerlendirilmiştir.

A. Uzunhavalar : Usulsüz ezgilerdir. Bu ezgiler ölçü ve ritm bakımından serbest olmakla beraber dizisi ve dizi içindeki seyri belli kalıplara bağlıdır. Yani söyleyen kişi belirli uslup ve avaz çerçevesinde zevk ve isteğine göre nağmeyi uzatıp kısaltabilir.

Avaz Aydos Beşiri Bozlak Çukuova Dağbaşı Divan Eğin Elezber Garib Gerali Gurbet havası Hoyrat Hoyrat İbrahimî Kalenderî Kayabaşı Kerem* Maya Müsaaaad Nevruzi Tatyan Türkmanî Yol havası ve Yüksek hava diye adlandırılan parçalar ve bir kısım ağıt lar kısmen yahut tamamiyle bu grupta mütalaa edilir. Uzunhavalar yörelere göre farklı usluplarda icra edilirler ve Avşar ağzı Azeri ağzı Eğin ağzı Erzurum ağzı Harput ağzı Kerkük ağzı gibi isimlerle anılırlar.

Uzunhavalar hakkında Muzaffer Sarısözen Mahmut Ragıp Gazimihal Halil Bedi Yönetken Sadi Yaver Ataman Ahmet Adnan Saygun Nida Tüfekçi ve Mehmet A. Özbek gibi araştırmacılar çeşitli görüşler ileri sürmüşlerdir. Bütün bunları değerlendiren Süleyman Şenel ileri sürülen görüşler çerçevesinde uzunhavaların esaslarını şöyle belirlemiştir:

1. Serbest ritmlidir (ölçüsüz usulsüz serbest ölçülü serbest ağız serbest tartımlı tabirleri yerine...)

2. Dizisi ve dizi içindeki seyri belli kalıplara bağlıdır.

3. Kelime ritmine uyan veya bir heceye bir not isabet eden Resitatif (Parlando reçitetivo) veya Parlando rubato tarzındadır.

4. Ritmli ezgilerle iç içe görülebilir.
a. Aralarında baş ve sonlarında ölçülü saz kısımları pasajlar olabilir.

Esasta kırık fakat başta arada usulsüz pasajlar olabilir.

5. Kuruluşu 2. maddeye uymakla birlikte sondaki müzik cümlesini asılı bırakan ve tekrarlanan (of vah oy oy) gibi terennüm katmalı olabilir vs.[140]

B. Kırık havalar : Ezgi yönünden usullü yani ölçü ve ritmleri belli olan parçalardır.[141] Kırık havalar yörelere göre şu isimlerle karşılanır: Ege bölgesi- zeybek Marmara-Trakya Bölgesi Giresun Ordu- karşılama Harput- şıkıltım Isparta- datdiri Konya- oturak Trabzon Rize Hopa- horon Urfa- kırık hava..

Yapılan önceki çalışmaların hemen hemen tamamını gözden geçiren Söleyman Şenel bu konuya daha geniş perpektiften bakar. Şenel musikimizi önce üç ana gruba ayırır:

1. Enstrümantal musiki (saz musikisi)
2. Vokal musikisi (sözlü musiki)
3. Vokal-enstrümantal musiki

Şenel Türk Halk Musikisini müzikal form açısından da teknik olarak yine üç grupta değerlendirir. Böylece daha önceki çalışmalarda gördüğümüz uzun hava kırık hava yaklaşımlarından farklı bir tutum sergiler.

1. Ritmli (usullü) Ezgiler : Kırık hava olarak bilinen ezgilerdir.
2. Serbest Ritmli Ezgiler : İster vokal ister enstrümantal ve isterse vokal enstrümantal ezgiler olsun müzikal biçim tamamen serbest bir ritmdedir.
3. Karışık (karma) Ritmli Ezgiler : Yine ister vokal ister enstrümantal ve isterse vokal-enstrümantal ezgiler olsun müzikal biçimde ritmli ve serbest ritmli muhtelif bölümler vardır ve bu iki ritmik yapı ezgilerin muhtelif kısımlarında görülebilir

Müzikte çalgı müziğinin kompleksleşmesiyle, anlatımların takip edilmesi, ilişkilendirilmesi zorlaşmıştır. Bu noktada müziksel anlatıma eklenen sözsel anlatım, çalgı müziğine eklenen sözlü vokal müziği ile müzik dili bir değişim içine girmiştir. Daha sonra müziğe eklemlenen söz, anlatımının daha belirgin olmasından kaynaklı, müzikal anlatımı tekeline almıştır. 18 YY. da oluşturulan prozodi ( ezgi – söz uyumu ) kavramıyla bu iki dilin birbirleriyle biçimsel anlamda ilişkileri belirlenmiştir.

Hatta TRT bu kurala uymadığı gerekçesiyle birçok şarkıyı sansürlemiştir. Bu ne demektir? Sözlü anlatım, müzikal anlatımın önüne geçmiş ve de belirleyeni olmuştur. Günümüz müzik piyasasından örnekle vokal müzisyenleri ön planda, çalgı müzisyenleri arka plandadır. Vokalin sesi tercihen diğer çalgılara göre fazlaca yüksektir. Şarkılarda bunun üzerine kurulur. Vokalin olmadığı bölümler süre olarak fazla uzun tutulmaz, uzunluk söz konusuysa bu sefer de başka bir solo vardır. Hiyerarşinin basamak sayısı artırılır. Tabiî ki yine eşlik durumunda olan ve bahsettiğimiz müzikte nesne mi özne mi olduğuna bir türlü karar veremediğim çalgıcılar var.

Ezgi, Ezgiler, Ezgi ve Söz ilişkisi, Ezgiler ve Söz ilişkisi, Ezgi ve Söz ilişkisi, Türkü ve Söz ilişkisi,
Eitim ve gretim Eitim ve gretim