Hakkında Bilgi

Gelincik Dağı Tabiat Parkı

Gelincik Dağı Tabiat Parkı Hakkında Bilgi
Eğirdir-Barla yolu üzerinde Isparta şehir merkezine 70 km mesafede 2.593 ha ormanlık bir alanı kapsamaktadır. 14.12.2005 tarihindetabiat parkı olarak ilan edilmiştir. Saha zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahiptir. Ayrıca sahada kırmızı orman karıncası doğal olarak bulunmakta olup, Kuzey yarı küredeki yayılış alanının en güney sınırını teşkil eder. Saha 1100-2900 rakım arasında yer almakta ve sahada sedir-karaçam ormanları bulunmaktadır. Münferit olarak da ardıç ağaçları bulunmaktadır. Biyolojik çeşitlilik açısından zengin bir floraya sahip olan Gelincik Dağı’nda bol miktarda soğanlı, tıbbi ve aromatik özelliklere sahip bitkiler bulunmaktadır. Sahada 127 çeşit endemik takson tespiti yapılmıştır. Genel saha içerisinde anıt meşcere niteliğinde anıt sedir ağaçları ile kapalı eşsiz sedir ormanı bulunmaktadır. Kapı Dağı ve Çam Dağı bölümünden izlenebilecek eşsiz manzara güzellikleri mevcuttur. Sahanın Çam Dağı olarak bilinen mevkisine dini turizm amaçlı çok sayıda ziyaretçi gelmektedir.

İli: ISPARTA
Adı: GELİNCİK DAĞI TABİAT PARKI
Kuruluşu: 14.12.2005
Alanı: 2.764 ha.
Konumu: Akdeniz bölgesinde Isparta ili sınırları dahilinde bulunmaktadır.

Ulaşım: Saha, Eğirdir-Barla Yolu üzerinden Isparta şehir merkezine 70 km mesafededir.
Kaynak Değerleri: Saha; 1100-2800 rakımlar arasında yer alır. Üzerinde Sedir(Cedrus libani) ve Karaçam (Pinus nigra) ormanları bulunmaktadır. Ayrıca münferit olarak ardıç vardır. Sedir ormanları; İÇ Anadolu bozkırlarına sokulabilen saf ve doğal son orman parçası durumundadır. Bakanlık onayı ile Prof. Dr. Bekir Sıtkı EVCİMEN Muhafaza Ormanı adıyla Sedir ormanları geçici olarak Muhafaza ormanına ayrılmıştır. Ayrıca bu muhafaza ormanı içerisinde Sedir tohum meşceresi de yer almaktadır. Gelincik Dağı; biyolojik çeşitlilik açısından zengin bir floraya sahiptir. Burada; bol miktarda soğanlı, tıbbi ve aromatik özelliklere sahip bitkiler yer alır.




Gelincik Dağı Efsanesi
Senirkent’in 10 km. doğusunda, Senirkent’in yaslandığı dağın doğuya doğru devamı olan, Barla dağının kuzeye bakan tepesinde, 2734 metre rakımlı bir tepe vardır. Bunun üzerinde çimenlik bir düzlükte etrafı gelişi güzel bir taş yığını biçiminde sıralanmış, bir duvarla çevrili, 10 metre uzunluk ve 5 metre genişlikte, oval bir alan içinde Gelincik Ana’nın yatmakta olduğu rivâyet edilmektedir.

Birinci Rivâyet: Her yıl buraya yaylamayı âdet edinen Sarıkeçili oymağından bir oba, günün birinde yine yaylada çadır kurar. Obanın oğlu geçen yıl burada evlenmiş ve gelin kadın ilk kınalı parmak aşını burada yaktığı ocakta yapmış. Gelinin kaynatası ona, hemen ateş yakmasını ve saç kondurmasını söylemiş. Gelin, o an aklına gelen geçen seneden kalan, toprağa soktuğu üç yanık esiyi alıp getirmek için soktuğu tarafa gitmiş. Topraktan çekip getirmiş. Hâlâ yanmakta olduğunu gören kaynatası hayretler içinde kalarak esinin toprağın içinde bir sene yanık kalmayacağını, gelinin başka bir amaçla oraya kendinden önce geldiğini ve kendini kandırdığını söylemiş.

Gelin tüm saflığıyla bakmış. Elindeki yanık esileri tüm gücü ile atarak: “-Allah’ım canımı al” demiş ve can vermiş. Attığı esilerden biri olduğu yerde, ikincisi kendisinin aşağısındaki Akdere denen derenin içinde, üçüncüsü Yassiören’in altında bulunmaktadır. Adları yanık katrandır. Bu dağa daha sonra bu gelinin ismi verilmiştir.
Gelin-Kaynata arasında geçen bu hadiseden sonra yaylanan bu dağa Gelincik Dağı adı verilmiştir. Burada yatan Gelincik Ana mezarına adak adamaya, dilek dilemeğe gelinmektedir.

İkinci Rivâyet: Her sene yaylamaya gelen Sarıkeçili oymağından olan Yörükler geldikleri tepedeki yaylaya bir çadır kurarlar. Daha yeni evli olan gelinin kaynanası gelinden bir ateş yakmasını ve yemek pişirmesini ister. Gelin şuradan, buradan, çalı, çırpı toplar, ancak çıkan rüzgardan ateşi yakamaz veya yanında kibriti yoktur. Gelin bütün çabalarına rağmen ateşi yakamayınca cadaloz kaynana, elinde oklava değneğiyle geline çok şiddetli saldırır. Ne olduğunu anlamayan gelin geçen seneden kalan küllere başını eğer ve saçlarını küllere bular.

Meğerse, ta geçen seneden küllerin altında kalmış olan kıvılcım zavallı gelinin saçlarını tutuşturarak orada yığılı çalı, çırpı de alev alev yanar ve gelin de bu alevlerin içinde kül olur. Facia yerine yetişen güveyi ve Obanın gün görmüşleri bu hale acırlar, göz yaşı dökerler. Hain kaynana diz çöküp Hakk’a yalvarır ve masum gelinine yaptığına pişman olur; ama, iş işten geçmiştir. Gelinciğin kemiklerini bu ocağın mezarına gömerler ve bu dağa Gelincik Ana adını verirler.
Isparta, Ispartanın Gezilecek Yerleri, Gelincik Dağı, Gelincik Dağı Tabiat Parkı, Gelincik Dağı Efsanesi, Gelincik Dağı Tabiat Parkı Nerede, Gelincik Dağı Tabiat Parkı Isparta,
Eitim ve gretim Eitim ve gretim