Hakkında Bilgi

Tripolis Antik Kenti

Tripolis Antik Kenti Hakkında Bilgi
Tripolis Antik Kenti Denizli İli, Buldan İlçesi, Yenicekent Kasabası sınırları içerisinde yer almaktadır. Kent Lydia, Phrygia ve Karia Bölgeleri’nin sınırlarının birleştiği alan üzerinde ve Maiandros Nehri’nin hemen kıyısında kurulmuştur.

Bazı antik yazarlar kentin Lydialılar tarafından kurulduğunu ve Lydia Bölgesi’nin sınır kenti olduğunu belirtmektedir. Plinius’a göre kentin en eski adı Apollonia’dır ve sikkelerini bu adla basmaktadır. Bazı bilim adamları kentin Attaloslar tarafından kurulduğunu söyler. Aynı düşünceyi paylaşan Ramsay kentin Attaloslar tarafından kurulduğunu ve kuruluş nedeni olarak da hemen güneyinde yer alan ve Seleukoslar tarafından kurulmuş olan Laodikeia’ya karşı stratejik bir güç oluşturmak olduğunu belirtmektedir.

Kentin en eski ismi F. Imhoof Blumer’in sikke çalışmalarından çıkardığı sonuç ile Apollonia olarak bilinmektedir. Uzun bir süre bu isimle anılan kentin ismi bir süre Antoniopolis olarak değiştirilmiştir. Augustus Dönemi’nde kentin artık Tripolis olarak anılmaya başlandığı yazıtlar ve sikkelerden anlaşılmaktadır. Kent en parlak çağını Roma Dönemi’nde Tripolis adını aldıktan sonra yaşamıştır. Bizans Dönemi’nde ise bölgede önemli bir piskoposluk merkezi olduğu bilinmektedir. Bundan sonra kent Diribol adıyla daha kuzeye taşınmasına kadar uzun bir dönem boyunca Tripolis olarak varlığını sürdürmüştür.

Kent üzerinde yapılmış olan bilimsel çalışmalar son derece sınırlıdır. Bugüne kadar yalnızca yüzey araştırmaları ve sınırlı kazı çalışmaları yapılmıştır. 1993 yılında Denizli Arkeoloji Müzesi uzmanlarınca yapılan küçük çaplı kazı, kentte gerçekleştirilen tek kazı çalışmasıdır. Bu kazı kentin güney alt bölümünde yer alan bir cadde üzerinde yapılmıştır.

Bu çalışmaların sonrasında 2007 yılından itibaren Tripolis Antik Kentinde, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünden Yard. Doç. Dr. Aytekin Erdoğan’ın bilimsel başkanlığında bir ekip tarafından kapsamlı çalışmalara başlanmıştır. Bu çalışmalar kapsamında, kentin tam ortasında yer alan ve kenti kuzey-güney olarak ikiye ayıran ana caddede ve kentin Doğu Nekropolisinde araştırma ve kazılar gerçekleştirilmiştir.



Tripolis Antik Kenti
Tripolis Antik Kenti kuzeydoğu, kuzey ve kuzeybatısında yer alan ikisi oldukça yüksek üç tepe üzerinden başlar, bunların güney eteklerinden aşağıya iner ve önlerindeki geniş ovaya yayılır. Bu tepelerden yüksek olan iki tanesi Kale Tepe ve Değirmentepe olarak adlandırılırlar. Büyük Menderes Nehri kenti güneydoğudan sınırlandırır. Antik kentin tüm yerleşim alanı yaklaşık 2,6 km2'lik bir alana yayılmaktadır. Ayrıca kent, güneyinde oldukça verimli bir ovaya hakimdir.

Tripolis'in Lydia, Phrygia ve Karia gibi antik çağın en büyük ve önemli bölgelerinin sınırlarının birleştiği bir noktada kurulmuş olması, bu antik kentin önemini kat kat arttırmaktadır. Günümüzde de olduğu gibi sınır kentleri bağlı oldukları bölge veya ülkenin kültürünün yanında komşu oldukları topraklarında kültürlerini barındırdığı için çok yönlü bir kültürel yaşam göstermektedir. Bu üç büyük ve önemli bölge arasında olması, Tripolis Antik Kenti'nin bünyesinde bu bölgelerin, ortak kültür, siyasi ve sosyal yapılarını barındırmasından dolayı bu kültürlerin etkileşiminin ortaya konulmasına ışık tutacaktır. Roma Dönemi'nde aldığı Tripolis ismi, -üç şehir, üç kent- kentin bu dönemde özellikle önemini arttırdığını, isimden de anlaşılacağı gibi kentin "synoikismos" yani kent birleştirme politikası ile büyütüldüğü, dönem itibari ile stratejik konumundan kaynaklanmalıdır.

Bugün antik kentteki yapıların inşasında kullanılan taş cinsinin kolay tahrip olmasından dolayı çok az yapısı ayakta kalmış durumdadır. Yüzeyde görülebilen kalıntılar arasında hamam yapısı, tiyatro, ana caddesinin bir bölümü, kent surlarının bir bölümü ve nekropolisinden bazı kalıntılar sayılabilir.

Hamam yapısı kentin günümüze en iyi durumda gelebilmiş yapısıdır. Yan duvarlarının büyük bir bölümü ayaktadır. Yine bu duvarlara ait çok sayıda blok etrafa dağılmış vaziyettedir. Bugünkü durumundan yapının büyük bir bölümü tanımlanabilecek durumdadır.

Kentin en görkemli yapısı olarak tiyatrosu göze çarpmaktadır. Ancak bugün büyük oranda tahrip olmuş tiyatronun Caveasından (izleyicilerin oturduğu basamaklar) geriye çok az şey kalmış gibidir. Orkestra ve sahne binası tamamen toprak altındadır. Ancak bu durumda bile son derece etkileyici bir görünüme sahiptir. Tiyatro'da yapılacak olan kazı çalışmaları sonrasında büyük bir bölümü ayağa kaldırılabilecek ve burası turizme kazandırılacaktır.




Denizli, Denizlide Gezilecek Yerler, Tripolis Antik Kenti, Tripolis Antik Kenti Hakkında Bilgi, Tripolis Antik Kenti Nerede, Tripolis Antik Kenti Denizli,
Farmasi eylül kataloğu 2018 incele
Eitim ve gretim Eitim ve gretim