Hakkında Bilgi

İlk ezan hakkında bilgi

İlk ezan hakkında bilgi
Ezan Nedir

Ezan namaz vakitlerini bildirmek, Müslümanları namaza davet etmek (çağırmak) için yüksek bir yerde okunan kelimeler ve cümleler. Ezan lügatta “herkese bildirmek” demektir.

Hicretin birinci senesinde (M.623) Peygamber efendimiz, Müslümanları namaza davet için ne yapayım, diye Eshab-ı kiram aleyhimürrıdvanla istişare etti. O güne kadar, ’Essalatü Cami’a’ denilmek suretiyle mü’minler namaza davet edilirdi.

Eshab-ı kiramdan bazıları; ’Namaz vakti gelince bir alem yani bayrak dikilsin, onu görenler birbirine haber verirler.’ dediler. Peygamber efendimiz bu fikri beğenmedi. Bazıları; ’Yahudiler gibi boru çalınsın.’ dediler. Peygamberimiz bu fikri de beğenmedi. ’Bu, Yahudilerin işidir.’ buyurdu. ’Nakus yani çan çalınsın.’ diyenler oldu. Peygamber efendimiz; ’Bu, Hıristiyanların işidir.’ buyurarak kabul etmedi. Yüksek bir yere ateş yakılıp, namaz vaktinin haber verilmesini teklif edenler oldu. Sevgili Peygamberimiz bunun mecusilere ait olduğunu bildirdiler. Bu sırada Abdullah bin Zeyd radıyallahü anh Peygamber efendimize gelerek; ’Ya Resulallah! Bu gece rüyamda, üzerinde iki parçadan yeşil elbise bulunan ve elinde bir çan taşıyan kimse yanıma gelip beni dolaştırdı. Ona; Ey Allah’ın kulu! Bu çanı satar mısın? deyince; Ne yapacaksın? dedi. Onunla namaza davet edeceğiz, dedim. Bu sözüm üzerine; Ben sana ondan daha hayırlı olanı tarif edeyim mi? dedi. Olur. Nedir o? dedim.

Kıbleye karşı durdu ve yüksek sesle ezanın mübarek kelimelerini okudu. Biraz durduktan sonra aynı kelimeleri tekrar ederek, sonuna doğru, ’Kad kamet-is-salatü’ cümlesini ilave etti’ dedi. Bunun üzerine Resulullah efendimiz; ’İnşaallah bu rüya haktır! Bilal ile birlikte kalk da, gördüğünü ona öğret. Ezanı okusun. Çünkü, onun sesi seninkinden daha yüksek ve daha gürdür.’ buyurdu. Hazret-i Bilal kalktı. Mescid-i şerifin yakınında bulunan yüksek bir dama çıkarak, ilk ezanı, öğretilen kelimelerle okudu. Hazret-i Ömer, Bilal-i Habeşi’nin (radıyallahü anh) okuduğu ezan sesini işitince, koşarak Resulullah efendimizin huzuruna geldi. Hazret-i Bilal’in söylediği kelimeleri, aynen rüyasında gördüğünü arz etti.

Ezanın kelimeleri yedidir:
Allahü Ekber: Allahü teala büyüktür. O’na bir şey lazım değildir. Kulların ibadetlerine de muhtac olmaktan uzaktır. İbadetlerin, O’na hiç bir faydası yoktur. Dört kere söylenir.

Eşhedü En La İlahe İllallah: Kibriyası, büyüklüğü ile ve kimsenin ibadetine muhtac olmadığı halde, ibadet olunmaya O’ndan başka kimsenin hakkı olmadığına şehadet eder, elbette inanırım. Hiçbir şey O’na benzemez. İki kere söylenir.

Eşhedü Enne Muhammeden Resulullah: Muhammed sallallahü aleyhi ve sellemin O’nun gönderdiği peygamber olduğuna, O’nun istediği ibadetlerin yolunu bildiricisi olduğuna ve Allahü tealaya, ancak O’nun bildirdiği, gösterdiği ibadetlerin yaraşır olduğuna şehadet eder, inanırım. İki kere söylenir.

Hayye Alessalah-Hayye Alelfelah: Müminleri felaha, saadete, kurtuluşa sebeb olan namaza çağıran iki kelimedir. Sabah ezanı okunurken “Esselatü hayrun minennevm” (Namaz uykudan hayırlıdır) diye iki defa söylenir.

Allahü Ekber: O’na layık bir ibadeti kimse yapamaz. Herhangi bir kimsenin ibadetinin O’na layık, yakışır olmasından, çok büyüktür, çok uzaktır. İki kere söylenir.

La İlahe İllallah: İbadete, karşısında alçalmaya müstehak olan, hakkı olan ancak O’dur. O’na layık bir ibadeti kimse yapamamakla beraber, O’ndan başka kimsenin ibadet olunmaya hakkı yoktur. Bir kere söylenir.

İkamet (kamet), farz namaza başlamadan önce okunması sünnet olan, ezana benzeyen sözlerdir. Ezandan farkı fazla olarak “Hayye alelfelah” tan sonra “Kadkamet-is salatü” (Namaz başladı) cümlesidir. Kadınlar, ezan ve ikamet okumazlar. Vakti girmeden önce okunan ezan ve ikamet vakti girince tekrar okunur. Kamet okumak ezan okumaktan efdaldir (üstün ve kıymetlidir).

Ezan, Müslüman ve akıllı biri tarafından yükseğe çıkarak okunur. Deli, fasık, çocuk, Müslüman olmayan, kadın, cünüb olan, sarhoş ezan okuyamaz. Ezan, bildirilen kelimelerle ayakta okunur. Tercümeleri hangi lisanda olursa olsun okunmaz. Okunduğu zaman ibadet değiştirilmiş olur. Ezan, farz namazların vaktinde kılınması veya kazası sırasında okunur. Bayram, cenaze, vitr, teravih namazları için, ezan ve ikamet okunmaz. Ezan ve ikamet kıbleye karşı okunur. Okunurken konuşulmaz ve selama cevap verilmez. Konuşulursa her ikisi tekrar okunur.

Ezan okuyana ”müezzin” denir. Müezzin ezanı yüksek bir yerde herkese duyurmak için yüksek sesle okur. Camilerin sembolü olan, üzerine çıkılıp ezan okunan minarelerin ilkini Eshab-ı kiramdan Mesleme bin Mahled, Mısır’da valiyken hicri elli sekiz senesinde hazret-i Muaviye’nin emriyle yaptırdı. Cuma namazındaki birinci ezan hazret-i Osman zamanında başlamıştır.

Minarede ve Cuma hutbesi okunacağı zaman, birkaç müezzinin bir ezanı birlikte okumalarına “ezan-ı cavk” denir. Bir arada çıkan yanık, hazin insan sesleri uzaktan işitilince, kalplere ve ruhlara tesir eder, insana manevi bir coşkunluk verir. imanlarını tazeler. Asırlardan beri yapıldığı için İslam adeti olmuştur.

Ezan, Ezan nedir, İlk Ezan, Ezan Hakkında, Ezan ile ilgili bilgi, Ezan Hakkında bilgi, İlk Ezan hakkında bilgi, İlk ezan nasıl çıkmıştır, Ezanın anlamı, İlk ezanı okuyan kişi, Ezan nasıl okunur, Ezanın anlamı nedir, İlk ezan hakkında bilgiler,
Eitim ve gretim Eitim ve gretim