Hakkında Bilgi

İstanbulun Fethinin Türk tarihi açısından önemi

İstanbulun Fethinin Türk tarihi açısından önemi

İSTANBULUN FETHİ
Gerek dahilde gerekse hariç de İslâmın ilk fütuhatı,dışa açılması Hz. Ömer’in eliyle olmuştur.Islâmiyetin önünde bulunan iki engelden biri;Sâsani yani Iran, digeri ise, Bizans. Iki süper devlet.

Iran Hz. Ömer’in komutan tayin ettiği Sa’d ibni Ebi Vakkas’ın eliyle tarumar edildi. Şimdi ise sırada Bizans vardı. İki yüz yıl süren haçlı ordusu İslam ordusunun çıkışını engelleyemedi.

Bu çıkış Anadolunun kapılarının Alparslan tarafından Malazgirtte Romen Diyojene karşı 1071’de açılmasıyla başladı. 1077’de Anadolu Selçuklu Devleti Süleyman Şah tarafindan kurulmuş oldu.

1453’de zirveye ulaşildi. Içten çöken köhne Bizansin surlarinin yikimi yedinci Sultan Fatihe müyesser olacakti. Zira onu şanli nebi müjdelemişti.

“Kostantiniyye (İstanbul) elbette fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan,onu fetheden asker ne güzel askerdir.”

Madem o zat Aleyhis- Salatu Vesselam haber vermiş o halde haktir ve olacaktir. Bu müjdedir ki;ümmeti onun sevdasi ve aşkiyla yakmiş ve fethi müyesser kilmiştir.

Âyette Rabbimiz:”Celalime kasem ederim ki,Sebe’ için meskenlerinde hakikaten bir ayet vardı. Sağ ve solda iki cennet,yeyin diye;Rabbınızın rızkından da ona şükredin,ne güzel;HOŞ BİR BELDE,Ğafur bir Rab.”

“İttifakatı bediâdandır (açıkça ittifak edilmiş)- Beldetün Tayyibetün- Lafzı Ebced hesabıyla İstanbulun fethine tarih düşmüştür. (H. 857,M.1453) Molla Cami merhumun bir hediyyesi olmak üzere ma’ruftur.”

Ebced hesabı;İslâmdan önce de uygulanan harflere verilen rakamsal değerlerle önemli tarih düşme işlemi.Kur’an-ı Kerim-de bizzat Fatih’in bulduğu;ÂHİRÛN âyetinin ebcedle İstanbulun fethine işaret etmektedir.

Diğer işaretler ise:

“Kâfire Kıyamet”

“Talibi Mehmet Efendinin;Zihi Avnullah alındı Stanbul”

“Surûri mecmuasında;-Ehli din İstanbulu aldı cidal-ü cenk ile”

“Tarih-i Urfi-den;Yazmışlar gerçi anı evvelûn

Fethinin tarihi oldu ahirûn.”

“Avn-ı Halık”(Allah’ın yardımı)ifadeleri Ebced hesabıyla 857-1453’e tekabul etmektedir.

Menakıb-ı Akşemseddin’de:”Ol fethi Hakani BELDETÜN TAYYİBETÜN hurufi işareti muktezası 857 (1453) tarihinde vaki’ oldu. Ol hayn (zaman) de Sultan Mehmed gayet şad oldu. Hiçbir zaman böyle sevinmemiştir.

-Bu ferah ki;bende görürsüz;yalniz bu kal’a fethine değildir. Akşemseddin gibi aziz benim zamanımda olduğuna sevinirim,dedi.”

O Fatih‘ki;sanki olgun ve ehil olarak dünya ya gelmiş de,dünyanin vefasiz hamligi onu da doguştan ham kilmişti.

Işte bu zat;ilk asaletine, benligine ve istidat ve kabiliyetine Akşemseddin’in şefkatli elleriyle yogrulup pişirilirken,Molla Gürani’nin acımasız,ateşin dehasıyla,onun fırınında,terbiye edilerek yanıyor, yandırılıyordu.

O ham idi,pişti ve de yandı. Birinin Cemal sıfatında pişerken,öbürünün Celal sıfatında yanmakta idi. O ise;hem Cemal’e,hem de Celal’e sahib bir Sultan idi. Mü’minlere karşi Cemal’li,kâfirlere karşi Celal’li idi.

Hacı Bayramı Velinin talebesi olan bu ak şeyh nasihatlarıyla onu teşci etti. Nitekim kuşatma esnasında üçü Cenevizlilere, biri de imparatora ait dört yüklü geminin gelişi askerleri ve Çandarlı Halil Paşa gibi zatları savaşa devam edilmemesi yönünde karar vermeye sebeb oldu.

İşte bu durumda Ak Hoca tarihi rolünü, savaşın seyrini değiştirecek olan konuşmasını sultana bildirerek onları ümitsizlikten, gevşemeden, rahatlıktan kurtarıp şevke getirdi.

Bu ferah,şevk,azim ve gayrettir ki;bizleri on bir defa (bir rivayete göre 27 sefer teşebbüse) o fethe sevk etmiştir.On bir defa gelmişiz. İlki 655 yılında Hz. Osman zamanında ve diğerleri tarihlerine göre;668,673,715,781,1391,1395,1400,1412,1422,1453.[7] Bu yıllarda o müjdeye mazhar olmaya çalışılmış,21 yaşındaki genç padişaha müyesser.

İstanbulun Fethi, İstanbulun Fethinin önemi, İstanbul Fethinin Türk tarihi açısından önemi,
Farmasi Katalog
Eitim ve gretim Eitim ve gretim