Hakkında Bilgi

Mecaz-ı mürsel nedir

MECAZ I MÜRSEL (Ad Aktarması)
Benzetme ilgisiyle kurulmayan mecazlara mecaz-ı mürsel denir: Ayağını çıkar, üstünü giy gibi,
-sanatçı eser (Bir haftadır Peyami Safa okuyorum) ,
-parça bütün (Bu acılı yüz her şeye rağmen gülebiliyor) ,
-bütün parça (Aşırı ölçüde uzattığı tırnağını ısrar etmesem kesmeyecek) ,
-iç dış (Tencere bu ateşte zor kaynar) ,
-dış iç (Ayağını çıkarmadan içeri girme)
-soyut somut (Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı) ,
-neden sonuç (Bereket sabah dek yağdı)
-eşya insan (Rengi atmış bir şapka) ,
-yer insan (Gün doğmadan bütün köy uyandı / Lozan zafer mi hezimet mi? / Ama Sivas tam bağımsızlıkta direniyordu. /Ankara tavrını sertleştirdi.)
-yön ülke (Batı bize husumet besliyor) ... ilgileri mevcuttur.

Klâsik mecaz-ı mürseller:
Sınıf ayağa kalk.
Bütün okul hayret etti.
Uzunmehmet geçiyor.
Türbinler ayağa kalktı.
Türkiye terörü kınadı.
Belediye bekliyorum.
Anadolu misafiri sever.
Genç kız sigarasını yaktı.
Ön taraf ücreti öde .
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl.
Vapur Üsküdar’a yaklaştı.
Koluma gir.
Cebini verir misin?
Ateşin var mı?
Peyami çok iyi bir kalemdir.
Emre iyi bir kranpondur.
“Hayattan canlı ölüm , günahtan baskın rahmet
Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet”

“Âh efendi bize karşı İstanbul /Neden böyle bir sert , yalçın taş gibi”

“Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir /İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir”.
“Ben garip çizgilerle uğraşırken baş başa / Rastlamıştım duvarda bir şair arkadaşa.”
“Bir ruh o derin bahçede bir defa yaşarsa /Boynunda onun kolları , koynunda o varsa.”
“Kendimi kaptırarak tekerleğin sesine /Uzanmışım kalmışım yaylının gölgesine”
“Bizden evvel buraya inen üç dört arkadaş / Kurmuştular tutuşan ocağa karşı bağdaş”
“Ben garip çizgilerle uğraşırken başbaşa / Rastlamıştım duvarda bir şair arkadaşa”
ABD’de bir zamanlar Kuzey-Güney çatışması yaşanmış.
Yarışmadaki yeşiller son derece başarılı oldu.

Teşhis (Kişileştirme)
İnsana ait özelliklerin insan olmayan varlıklara mal edilmesiyle gerçekleştirilen mecazlı bir anlatım özelliğidir. Bazen benzetme çoğu zaman da kapalı istiare biçiminde gerçekleştirilir.

ÖRNEKLER
"Sevincinden ağlayan,gülen,haykıran rüzgâr
Kalplere sevinç,umut ve inanç getiriyor."
Rüzgâr,insan gibi sevinmekte,sevincinden ağlamakta,gülüp haykır maktadır.Böylece kişileştirme gerçekleştirilmiştir. Kendisine benzetilen"insan" söylenmediği,gülmek,ağlamak,sevinmek,haykırmak gibi insana ait özellikler 'benzetme yönleri' belirtildiği için kişileştirme, kapalı istiare biçiminde gerçekleştirilmiştir.
"Rüzgâr,bir insan gibi sevincinden ağlıyor,gülüyor,haykırıyordu." denirse benzeyen de kendisine benzetilen (insan) de belirtildiği için kişileştirme,benzetme şeklinde gerçekleştirilmiş olur.


intak (konuşturma):

intak (konuşturma): insan dışındaki varlıkları konuşturmaktır. her intak sanatında teşhis sanatı vardır; ancak her teşhiste intak sanatı yoktur.

--- deniz ve mehtap sordular seni: neredesin?
--- dal bir gün dedi ki tomurcuğuna:
içimde kanayan yara gibisin.
--- ey benim sarı tamburam!
sen ne için inilersin?
içim oyuk,derdim büyük
ben onunçün inilerim

mecaz-ı mürsel, mecaz-ı mürsel nedir, mecaz-ı mürsel ne demek, mecaz-ı mürsel neye denir, mecaz-ı mürsel hakkında, mecaz-ı mürsel ile ilgili bilgiler, mecaz-ı mürsel hakkında bilgi, mecaz-ı mürsel ne demektir, mecaz-ı mürsel anlamı, mecaz-ı mürsel özellikleri, mecaz-ı mürsel nedir, mecaz-ı mürsel hakkında kısa bilgi
farmasi katalog
Eitim ve gretim Eitim ve gretim