Hakkında Bilgi

Sivas kongresinin önemi

Sivas Kongresinin Önemi
Mustafa Kemal Paşanın Sivas kongresinde belirttiği üzere, kongre üyeleri seçimle işbaşına gelen temsilcilerdir. “Milletin hakiki ve seçilmiş mümessilleridir.”

Kongre, İstanbul hükümetinin açık muhalefetine rağmen, toplanmıştır. Keza, Kongrede Rauf Bey’in belirttiği gibi, “Biz burada Müsaade-i seniye ile değil, milletin arzusu ile toplandık”

Sivas kongresi Erzurum kongresi gibi ihtilalci bir karakter taşımaktadır. Hatta kongrenin reis seçtiği ihtilalci Mustafa Kemal’i tevkif için verilen emri de dikkate almamıştır. Ayrıca kongre, Mondros mütarekesinin Osmanlı devletince kabul edilmiş olan tatbik şeklini de reddetmiş ve yabancı işgallerine karşıda mukavemet edileceğini ilan etmişti. Kongre Ali Fuat Paşayı batı Anadolu umum kuvayi milliye kumandanlığına tayin etmekle aynı zamanda yürütme yetkisine de haiz olduğunu göstermişti.kongre, Amerikan mandasını da reddetmekle kayıtsız şartsız istiklali kabul ettiğini ilan etmiştir.

Şevket Süreyya Aydemire göre; Sivas kongresi “milli mukavemet hareketine milli bir hasım verdi ve milli bir merci vücuda getirdi. Mustafa Kemal de bu milli mukavemet hareketinin yetkili öncüsü olarak belirdi.”

Jeon deny Anadolu ve Rumeli müdafaa-i hukuk cemiyeti temsilliye reisi Mustafa Kemal’i, iktidarı, hukuken ve fiilen elinde bulundurduğu için, 11 Eylül 1919 dan itibaren milli hükümetin şefi olarak kabul etmek gerektiğini açıklamaktadır.

Beonist – mechin Sivas kongresinde Osmanlı imparatorluk ile Türk milleti arasında daha bariz bir ayırım yağılarak Erzurum kongresinde alınan kararlardan daha ileri gidildiğini belirtmektedir.

Keza jean dent ye göre “Sivas kongresi kararları Erzurum kongresi kararlarına nazaran itilaf devletleri ve İstanbul karşı daha yumuşaktı.”

Erzurum Kongresinin Sonuçları
Mustafa Kemal Paşa, 7 ağustos 1919 da Erzurum kongresinin kapanışı vesilesiyle kongre heyetine “esaslı mukarrer at ittihaz olduğunu ve cihana milletimizin mevcudiyeti ve birliğinin gösterildiğini” ve “tarih bu kongremizi ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir.” Diyerek Erzurum kongresinin önemini belirtmiştir.

Doğu Anadolu’nun kaderini görüşmek için toplanan Erzurum kongresi memleketin bütününü ilgilendiren meseleler hakkında karar alarak milli mücadelenin esas programını hazırlamıştır.

Programın temel fikri kayıtsız şartsız istiklal, kayıtsız şartsız milli hakimiyet idi. Kongrede vatan sınırları belirtilerek, vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı ilan edilmekle, emperyalistlere de Türklüğün ata yurdunun işgal edilemeyeceği anlatılmak istenmişti. Temsil heyetinin, gerektiğinde bir hükümet olarak vazife göreceği açıklanmakla milli devleti yürütme organı olma çabası ortaya çıkmakta idi. Şevket Süreyya Aydemire göre, “Erzurum Kongresi, maddi varlığı ve gücü itibariyle değilse de, sağladığı yetkiler bakımından milli direniş hareketinin, tarihi bir noktasıdır. Bu kongrenin hatırası, milli direniş ve mücadele hareketinin tarihine sıkı sıkıya bağlı kalacaktır.”

Erzurum Kongresi beyannamesi memleketin her tarafına ve İstanbul’da ki işgal kuvvetleri temsilcilerine gönderilmiştir. Batı Anadolu’da ki müdafaa-i hukuk cemiyetleri bu beyannameyi ve alınan kararları olumlu karşılamışlardır. Balıkesir –Alaşehir kongreleri Reisi Hacim Muhittin bey Erzurum’a kongrenin toplantısı sırasında gönderdiği telgrafta, “doğudan batıya genişleyen vatansever teşkilatımızla batıdan doğuya genişleyen maçiz teşkilatımızın birleştiği gün gayemizin, vatanın kurutlusuna yönleşmiş vatan pervane teşebbüslerimizin en büyük bayramı olacaktır.” Demiştir.

Temmuz ve ağustos ayları Amasya tamimi ile açılan milli istiklal parolasının, bölge kongreleri ile olgunlaştığı aylardır. Erzurum ve diğer müdafaa-i hukuku milliye kongreleri Sivas’ta toplanarak, vatanın bütününü içine alacak kararlar alacaktır.

Şevket Süreyya Aydemire göre, “Erzurum kongresi müdafaa-i hukuk davalarını bir karara bağlamak ve bir temsil heyeti meydana getirmekle vazifesini yapmıştır. Bu milli hareketin artık bir başı, bir merkezi olacaktı. Müdafaa-i hukuk, bir şefi belirlemişti:. Mustafa Kemal,” devamla, “hülasa Türk milli direniş hareket, artık şefini buluyordu. Mustafa Kemal böyle bir şefin önemini kavrayan adamdı.
Erzurum Kongresi, İstanbul hükümeti ve işgal kuvvetleri tarafından hiç de iyi karşılanmamıştı. Kongrenin toplandığı sırada Damat Ferit Paşa; “Anadolu da iğtişaş çıktı. Anayasaya aykırı olarak meclisi mebusan adı altında toplantılar yapılıyor. Bu hareketin mülki ve askeri memurlar tarafından meni gerekir” demiştir. Babıali 30 temmuz 1919 tarihli bir emirle de ayrıca “Mustafa Kemal Paşa ile Rauf Orbay’ın hükümet kararlarına muhalif fiiller ve hareketlerinden dolayı hemen yakalanarak İstanbul’a gönderilmeleri” için mahalli memurlara emir vermiş ve 15. kolordudan da gereğinin yerine getirilmesi ayrıca rica olunmuştur. Erzurum Kongresi ile milli direnişin ilk önce doğu illerimizde teşkilatlanmasını Osmanlı hükümeti, Mustafa Kemal Paşa ile Rauf beyin yakalanarak İstanbul’a gönderilmesi için verdiği emri de dinletememiş, kararını uygulayamamıştır.

İsmet İnönü’nün deyimiyle, “Erzurum Kongresinde konulan prensipler, bundan sonraki bir sene zarfında bütün memleketi kapsayan savunma ve siyasi kurulma devrinde ve sonra sulh konferansında izlenen davaların bünyesi içinde tam bir uygunluk göstermektedir.

Bu suretle Erzurum Kongresi, Kendisinden sonraki bütün mücadele safhalarının gelişmesinde hiç bir çelişmeye düşmeksizin mütemadi bir tekamül öncüsü olmuştur.

Erzurum Kongresi dağıldıktan sonra Mustafa Kemal Paşa, Heyet-i Temsiliyse reisi sıfatıyla şark vilayetindeki cemiyetin teşkilatını yaymak ve kökleştirmek için gerekli işlerle uğraştı.



Sivas kongresi, Sivas kongresinin önemi, Sivas kongresinin önemi ve sonuçları, Sivas kongresi önemi, Sivas kongresi sonuçları, Sivas kongresinin sonuçları,
Farmasi eylül kataloğu 2018 incele
Eitim ve gretim Eitim ve gretim