Hakkında Bilgi

Türkiyedeki Tektonik Göller

TEKTONİK GÖLLER
Memleketimizin başlıca gölleri, yerkabuğunun çöküntülere uğramış ve bu yol ile geniş çanaklar biçimi almış yerlerinde suların birikmesinden doğmuş olup, sayıları büyükçe göl olarak , 20’den çoktur. Güney Marmara bölgesi gölleri (Kuş gölü, Ulubat gölü, İznik gölü), Simav, Acıgöl, Eğridir, Kovada, Ilgın, Beyşehir, Hazar, Tuzla, Yaygölü, Seyfe, Eber, Akşehir gölleri, esas çizgileriyle bu şekilde meydana gelmişlerdir. Van, Sapanca, Amik göllerinin temeli de böyle olmakla beraber, biraz aşağıda bunlar karma oluşumlu olarak belirtilecektir.

Kuş Gölü (Manyas gölü) 162 km² yüzölçümlü bir göldür. En uzun yeri 18, eni 10-12 km olup birkaç metre derinlikte (en derin yeri 10 metre) pek yayvan bir çanakta oluşmuştur. Bu nedenle göl seviyesinde ufak bir kabarma sonucu sular çevreye doğru hemen yayılır. Yine bu nedenle türlü mevsimlerde gölün yüzölçümü değişik değerler verecek şekilde daralır, genişler. Çevresi bu yüzden sazlık ve bataklıktır. Buralarda çok çeşitli kuşlar yaşar. Bundan ötürü burası kuş cenneti adı ile anılır. Buna bağlı olarak Manyas gölü adı yerine Kuş gölü denir. Bu çanak Gönen-Bursa uzun çöküntü alanındaki çukurluklardan biridir. Bu çöküntü alanı içinde Gönen ovası, Kuş gölü çanağı, Ulubat gölü çanağı, Bursa ovası vardır. Gölü besleyen başlıca akarsu Balıkesir taraflarından inen Kocaçay’dır. Gölün deniz yüzeyinden yüksekliği 15 m. dir. Fazla suları Güneydoğu ucundan Karadere adıyla çıkar, Simav çayına doğru akar. Turistik bir göl olduğu kadar balık bakımından da zengindir. Balık iskelesi Sığırcık köyündedir.

Ulubat Gölü (Apolyont gölü), 136 km² yüzölçümlü bir göldür. Uzunluğu 24 km, genişliği 12 km, derinliği 2-3 m., en derin yeri 10m., denizden yüksekliği 5 m. dir. Bu yayvan çanaklı gölde yağışlardan sonra kabarma ve çukur yerlere taşkınlar olur, bu sıralarda gölün yüzölçümü 160 km² yi geçer. Kirmasti çayı ile beslenir, bir ayak ile suları Simav çayına dökülür. Gölde balık yoktur (yayın, sazan, turna…). Bir kısım köyler balıkçılıkla geçinir.

İznik Gölü, Gemlik körfezinin bir uzantısı görünüşünde, 308 km² yüzölçümlü bir göldür. Uzunluğu 32, genişliği 12 km. yüksekliği 85 m. , derinliği 65 m. dir. Bu derinlik kuzey bölümünde 10-15 metre, güney tarafında 40-60 metredir. İznik gölü çanağı, batıda Gemlik körfezinden, doğuda Geyve-Pamukova çöküntü alanına kadar uzanan tektonik çukurlar dizisi içindedir. İznik gölü çanağı ile Gemlik körfezi arasında birinci ve üçüncü zaman tabakalarından oluşmuş dar bir eşik vardır. Şimdi bu eşiğin iki yanı alüvyonlarla çevrilidir. Buna göre, İznik gölü çanağı ile Gemlik körfezi çukurluğu birbirinden ayrı iki çöküntü alanı olarak aynı olaylarla doğmuştur. İznik gölünün beslenme alanı dardır. Çevredeki dağlardan göle inen derelerle kaynaklar gölü besler. Gölden Gemlik körfezine doğru açıktan bir çok gözelerden çıkar, sonra Garsak deresi ile birleşerek Gemlik körfezine dökülür. Bu tatlı sulu ve duru gölde çok çeşitli balıklar üremiştir.

Acıgöl, göller bölgesinde yüzölçümü 154 km² olan, birkaç metre derinlikte, en uzun yeri 25, eni 8 km, denizden yüksekliği 836 m. olan bir göldür. Çevreden inen küçük akarsularla beslenir. Az yağışlı bir çevrede bulunan bu gölün ayağı ve dışarıya akışı yoktur. Bu nedenle suyu tuzludur. Acıgöl, Büyük Menderes çöküntü hendeğine bir bölümündeki çanakta oluşmuştur. Gölde yaz ve kış arasında önemli seviye değişikliği olur.

Eğridir Gölü, yüzölçümü 486 km², uzunluğu 50, eni 3-15 km. , derinliği en çok 17m. , çok yeri 5-10 m. , denizden yüksekliği 916 m. olup, kuzey-güney uzanışlı büyük bir çöküntü alanının bir bölümündeki çanakta oluşmuştur. Biraz güneyindeki Kovada gölü (10 km. boyunda, 2 km eninde) de bu çevredeki dağlardan inen dereler ve gölün yakınından ve dibinden çıkan gür su kaynakları ile beslenir. Göl, kalın kalker tabakalarının çok yaygın olduğu bir bölgede bulunduğundan bu çanağın oluşmasında karstik olayların bu arada yer altı akarsularının önemli yeri olmuştur. Bu göl, yerkabuğu çöküntülerinin esası hazırlandığı ve karstik erime olaylarının oluşmalara katıldığı iki büyük polyenin yani gülovanın (kuzeyde Hoyram, güneyde Eğridir) birbirine eklenmesinden doğmuştur. Gölün seviyesi son 15-20 yıl içinde kabarma göstermiştir. Gölün fazla suları güney ucundan çıkan bir ayak ile 10 km. güneyindeki ova Kovada gölüne dökülür. Bu ayak, bir iki km. enindeki Boğazova hendeğinden geçerek Kovada’ya ulaşır. Gölün kabarık zamanında Kovada gölüne bol su taşır, burada düdenlerden dibe iner. Böylece Eğridir çöküntü alanı, karstik yol ile yani suyutan delikleri yoluyla sularını yerlere boşaltan kapalı bir tekne iken, sonraları Aksu çayının bir kolu bu suları boşaltmaya başlamıştır. Elektrik üretiminde bölge için önemli yeri vardır.

Ilgın Gölü, Türkiye’nin çöküntü göllerindendir. İç Anadolu’nun bu düz kenarlı uzun gölü(boyu 16, eni 3 km, yüzölçümü 50km², yüksekliği 1019m. ) kuzey-güney doğrultusunda uzanan bir çöküntü hendeğinin bir bölümünde oluşmuştur.

Beyşehir Gölü, (650 km², boyu 45, eni 20 km, yüksekliği 1121 m, derinliği 10 m. ’yi geçmez, tatlı sulu, Türkiye’nin üçüncü büyük gölü). Bozkır-Seydişehir-Beyşehir teknesinin bir bölümünde oluşmuştur bu büyük tekne Toros kıvrımları arasında kalmış. Üçüncü zaman göl tortularına yer vermiş yer kabuğunun buradaki çöküntü alanlarındandır. Gölün batı yanında kıvrım dağları uzanışına paralel kırılma yerleri de vardır. Buradaki sıra sıra adalar göl suları altında kalmış tepe uzanışlarıdır. Gölün fazla suları önceleri Suğla gölüne ve oradan da Çarşamba suyuna karışarak Konya ovasına doğru akardı. Şimdi Suğla gölünün yanından geçirilen kanal, gölü doğruca Çarşamba suyuna bağlanmıştır. Ancak, su çok fazla gelirse Suğla gölüne verilir. Konya ovasının sulanmasını düzenlemek için Beyşehir kasabası yanında bir refülatör yapılmıştır. Gölden çok miktarda balık tutulur bir kısmı tuzlanarak başka yerlere gönderilir.

Hazar Gölü, (85 km², boyu 25, eni 5 km, derinliği 100 metreye kadar, yüksekliği 1248 m). 40 km kadar uzunluktaki bir çöküntü hendeğinin bir bölümündedir. Bu uzun çukur alan bu bölgedeki kıvrımlar eksenine paralel çöküntü yerlerindendir. Bu bakımdan oluşu Batı Toros göllerinin oluşlarını andırır. Hazar gölü dere ve kaynak suları ile beslenir fazla suları Dicle’ye boşalır.

Tuzla Gölü, (23 km², boyu 8, eni 4 km, derinliği batı kıyılarında 10-15 m, denizden yüksekliği 1138 metre). Batı bölümünde kırılmaların bulunduğu bir çöküntü alanında oluşmuş çok tuzlu ve dışarıya akışı olmayan bir göldür. Kayseri’nin hemen kuzeydoğusundaki bu göl çanağına çevre dağlarından inen dereler, çok alüvyon getirmiş, bu nedenle bir yandan burada genişçe bir ova oluşmuş. Gölün bir yanı bataklık olmuştur. Gölün tuzundan faydalanılır, yazın bu gölün suları çok çekilir.

Yay Gölü, (yağışlı mevsimlerde çok genişleyerek 60 km’yi geçen kurak mevsimde çok çekilerek 20 km. den aşağıya inen bir göl ki, derinliği 1-2 metre, yüksekliği 1017 m). Erciyes dağının güneyindeki çok büyük Develi ovasının (1000 km²) bir bölümünü kaplayan bir göldür. Bu ova, geniş bir çöküntü alanı olup, yay gölü ve bunu yaygın durumundaki şekli sayılabilen sultan sazlığı, bir çöküntü alanının bataklık-sazlık-göl halidir. Yay gölü, bu pek geniş çöküntü alanının en çukurda kalmış çok yayvan bir çanağındandır.

Seyfe Gölü, (15 km², boyu 10, eni 4 km. , en derin yeri 5m. , yüksekliği 1110 m. ), Çiçek dağı dağlık alanı ile Kırşehir kütlesi arasındaki çöküntü alanının bir bölümünde oluşmuştur. Birkaç küçük dere ve kaynakla beslenen kapalı, tuzlu ve yazın çok çekilen bir göldür.

Eber Gölü, (genişlemiş zamanında yüzölçümü 125 km², yazın en çekilmiş zamanında 15 km² ye iner, çanağı yayvan ve derinliği birkaç metreye kadar olup, yüksekliği 967 m. ), Afyon-Akşehir arasında ve Sultan Dağları’nın önünde uzanan çok geniş çöküntü alanının bir bölümündeki yayvan bir çanak içinde oluşmuştur. Gölün çevresi geniş sazlık, bataklık ve otluklarla kaplıdır. Göl, Afyon taraflarından gelen Akarçay ve Sultan dağlarından inen derelerle beslenir. Kabardığı zamanlarda gölün fazla suları yakınındaki Akşehir gölüne dökülür.

Akşehir Gölü, (yüzölçümü kabarık zamanlarda sazlık ve bataklıklarla birlikte 332 km²’yi bulur, yazın çekilir, göl küçülür, 100 km² ye iner. 50 yıl kadar önce bu göl kuruyacak duruma bile gelmişti. Gölün en derin yeri 8m. kadardır. Yüksekliği 958 m. dir), yanındaki Eber Gölü gibi büyük bir çöküntü havzasının bir bölümünde oluşmuştur.

Tuz Gölü, (suların göl çanağını doldurduğu aylardaki yüzölçümü 1642 km², normal zamanlarda 1000 km², suların çok çekildiği kurak aylarda 200 km², derinliği birkaç metre, doğu bölümünde 10 m. , denizden yüksekliği 925 m. ), kırılmalara ve bükülmelere uğrayarak çanaklaşmış geniş bir çukur alanda oluşmuştur. Göl suları, bu pek geniş çukurlaşma alanının bir bölümünü örtmüştür. Gölün, geçmiş yakın devirlerde daha geniş olmuş bulunduğu sanılıyor. Tuz gölü, çevreden inen derelerle beslenir. Haritalarda Van gölünden sonra Türkiye’nin en büyük gölü olarak görünen Tuz gölü, gerçekte çok yayvan bir çanak içinde suların yayıldığı pek sığ bir gölden ibarettir. Yazları iyice çekildiği zaman Koçhisar güneyindeki Körfez ile gölün ortasındaki bazı derince yerlerden başka göl görünüşünde bir yer kalmaz. Böyle zamanlarda gölün az derin yerleri çatlaklarla dolu tuzlu topraklar olarak görünür. Çok tuzlu olan göl suları buharlaştığı zaman yerinde birkaç mm. den 20-30 cm. ye kadar türlü kalınlıkla tuz tabakaları meydana gelir.

Suğla Gölü, (sularla iyice örtüldüğü zaman yüzölçümü 165 km², yaz sonlarında 30 km², bazı yıllarda 10 km², bazı yıllarda da kuruyacak hale gelir, derinliği birkaç m. kadardır. Yüksekliği 1040 m. ). Bozkır-Seydişehir-Beyşehir çöküntü teknesinin güney bölümündeki yayvan bir çanakta oluşmuştur. Güneydeki göl girintisinde bulunan birçok su yutan deliklerden (düdenlerden) göl sularının bir kısmı dibe dalar. Suğla gölü, Konya ovasını sulamak için bir rezervuar görevi yapmıştır. Burada doğal bir göl durumu bulmak güçtür. Çok verimli topraklardır.

Burdur Gölü, (176 km², boyu 30, eni 6 km, yüksekliği 845 m. ), dağlar arasındaki geniş bir çöküntü alanının bir bölümünde oluşmuştur. Göl çanağının çevresinde yer yer faylar vardır. Dar bir eşik ile Isparta ovasında ayrılır. Burdur gölünün denize akıntısı yoktur. Bu yüzden suları tuzlucadır. Göl çevreden inen çay ve derelerle beslenir. Derin yerleri vardır.

Göller, Göl çeşitleri, Tektonik Göller, Tektonik Göller nelerdir, Tektonik Göl nedir, Tektonik Göller hakkında bilgi, Tektonik Göller ile ilgili bilgi, Tektonik Göllerin özellikleri, Tektonik Göllere Örnek, Tektonik Göl,

Eitim ve gretim Eitim ve gretim