Hakkında Bilgi

Ney çalgı aleti - Üflemeli çalgılar

Ney çalgı aleti - Üflemeli çalgılar
Saz kamışından çeşitli boylarda kesilip 6 parmak deliği ile 1 baş parmak deliği açılan ve dudak kenarıyla hafif yatık üflenerek çalınan başpãreli (ağızlıklı) üflüttür Ulvî bir tınıya sãhip olan Ney, geleneksel mûsîkîde ve özellikle de Mevlevî ãyinlerinde oldukça sık kullanılır En büyüğünden en küçüğüne doğru günümüzde bilinen çeşitleri şunlardır: Dãvud, Şah, Mansur, Kız, Müstahzen, Bolãhenk ve Süpürde Bu cinsler, yaklaşık olarak tam sesler hãlinde tizleşirler Arada kalan yarım sesleri tamamlayan diğer neyler Mãbeyn takısı alırlar (Şah Mãbeynî, Kız-Mansur Mãbeynî gibi) Bir sekizli tiz ses veren neyler ise Nısfiye takısı alırlar (meselâ Bolãhenk Nısfiye, ki bugün sãdece Bolãhenk olarak anılır) Evliyã Çelebi oniki çeşitten bahsetmekte ise de sãdece şu isimleri vermektedir: Battal, Dü-heng, Nây, Girift, Mansur, Şah, Bol ãheng, Battãl-ı Dãvûdî, Ser-heng ve Süpûrdã Amasyalı Şükrullah’tan öğrendiğimize göre, eskiden Ney yerine geçen, 7 veya 9 delikli Pîşe adlı kamıştan bir çalgı kullanılırdı 7 Benzer olarak Mizmar adlı bir çalgı da mevcut idi Günümüzde kullanılmayan Girift ise, küçük bir ney olmakla berãber, 7 parmak deliği ve 1 baş parmak deliğine sãhip olduğundan dolayı ney ãilesinden ayrı tutulmuştur


Ney
Sümerce’ den Farsça’ ya geçen “ nâ ” veya “ nay ”, kamis, kargi anlamlarina da gelen bu çalginin en eski adıdır. Arap toplumunda üflemeli çalgilarin hemen tümü için kullanilan “ mizmâr ” sözcügü, (nefes borusu, ses organi anlaminda) ney için de kullanilmistir

Türkçe’ de ise hemen her zaman “ ney ” olarak anilmistir. Sümer toplumunda MÖ 5000 yillarindan itibaren kullanildigi sanilan bu çalgiya ait elimizdeki en eski bulgu, MÖ 2800-3000 yillarindan kalan bugün Amerika’da Phledelphia Üniversitesi Müzesi’ nde sergilenen neydir. Çalginin o dönemlerde de dinsel törenlerde kullanildigi sanilmaktadir. Assomption rahiplerinden Thibaut’ un “esrârengiz, cezbedici, tatli ve âhenkli bir ses” diye tanimladigi ve su sekilde siirlestirdigi ney sadâsi, her dönemde insanlari derinden etkilemis, özellikle dinsel duygulari çagristirmistir.

Hz. Mevlânâ’ ya göre mûsikî Allah’ in lisânidir.Mûsikî ile temizlenmeyen rûh yükselemez, aksine yerdeki bayagi ihtiraslara bulasarak kirlenir ve körelir. Gerçek mûsikî insana hayvânî hisleri hatirlatmak söyle dursun, ona “sonsuz varlik” i hissettirir, sezdirir. Bu sezgiyle onu O’ na yaklastirir ve nihâyet ulastirir. Bunda en etkili ses ise ney sadâsidir.Hz. Mevlânâ’ nin fesefesinde ney, “insan-i kâmil” in (yani bir takim merhalelerden geçerek olgunlasmis insanin) sembolüdür ve ask derdini anlatmadadir. Benzi sararmis, içi bosalmis, bagri daglanarak delikler açilmis, ancak Yüce Yaratici’ nin üfledigi nefesle hayat bulan, tipki insan gibi geldigi yere özlem duyan ve delik desik olmus sînesinden çikan feryâd ve iniltileri ile insanlara sirlar fisildayan bir dosttur. Bu sebeple ney, mevlevîlerce kutsanmis ve “ nây-i serîf ” diye anilmistir.




Üflemeli Çalgılar - Ney
Kamış çalgılar sınıfındandır. Türkiye dışında İran ve Arap ülkelerinde de yaygın olarak kullanılan üflemeli bir çalgıdır. Ney çalan sanatçıya "neyzen" denir.

Ney yapımında kullanılan kamışın boğum­lu, özellikle de dokuz boğumlu olması gere­kir. Yarım açılan en üstteki boğum dışında, öbür yedi boğum yeri tümüyle açılır. Altısı önyüzde, biri arka yüzde olan perde delikleri­ni açmak için neyin toplam boyunun 26'da biri ölçü olarak alınır. Arkadaki delik tam ortadadır. Ön delikler üçerli iki grup halin­dedir. İki grup arasında iki birim uzaklık bulunur. Her iki grubun delikleri arasında da birer birim uzaklık vardır. Şah, dâvut, man-sur, kızneyi, sipürde, müstahsen, yıldız, bolahenk gibi, her biri değişik adla anılan çeşitli boylarda birçok ney türü vardır. Neyin boyu ne olursa olsun, delikler arasında aynı orantı bulunur.

Çalgının üflenen ucuna boynuz, fildişi gibi maddelerden yapılan ve "başpare" denen, koni biçiminde bir ağızlık takılır. Çatlamasını önlemek amacıyla kamışın iki ucuna da, "parazvane" denen ve çoğu kez gümüşten yapılan birer bilezik geçirilir.

Gerçekte, her birinin temel sesi gamın yedi sesinden biri olan yedi ana ney türü bulunur. Temel sesi fa diyez, do diyez, la diyez gibi bir ara ses olan neyler de vardır. Bunlar genel olarak "mabeyn neyler" olarak adlandı­rılmışlardır.. Her mabeyn ney, temel sesi kendisininkinden yaklaşık yarım ton daha pes olan ana neyin adıyla birlikte anılır (şah mabeyni, mansur mabeyni gibi).

Neyin perde delikleri, her iki elin ilk üç parmağıyla (başparmak dışında) kapatılır, serçeparmaklar hiç kullanılmaz. Arka delik ise, sağ elin başparmağıyla kapatılır. Sol el, sol dize hafifçe dayanır; böylece ney yaklaşık 45 derecelik bir açıyla ağza yanaşmış olur. Bu durumu rahatça sağlamak için ney genel olarak oturarak çalınır. Dudaklar başpareye yandan bastırılır. Doğu müziğine özgü ara sesler, bazı deliklerin yarım ya da çeyrek açılmasıyla elde edilir. Ana sesler ise belli deliklerin tam açık ya da tam kapalı olmasıyla çıkar.

Mevleviler'ce kutsal sayılan ve bu tarikatın ayinlerinde en önemli çalgı olarak yer alan ney, hemen hemen her dönemde, dindışı klasik Türk müziğinin de başlıca üflemeli çalgısı olmuştur.

Ana neylerden ve mabeyn neylerden baş­ka, bir de "nısfiye" denen neyler vardır. Bunların boyu asıl neylerinkinin yarısı kadar­dır ve nısfiyeler neylerden bir oktav daha tiz ses verirler.

Ney gibi boğumlu kamıştan yapılan, ama deliklerinin düzeni değişik olduğundan, çal­ma yöntemi de farklı olan bir üflemeli çalgı daha vardır. "Girift" denen bu çalgı, cepte taşınabilecek ölçüde küçük boyutluydu. Girift 20. yüzyılın başlarında, unutulan çalgılar ara­sına girmiştir. Girift çalana "giriftzen" de­nirdi.


Üflemeli Çalgılar, Ney, Ney nedir, Ney ne demek, Ney hakkında bilgi, Ney ile ilgili bilgi, Ney tanıtım, Ney bilgi, Ney tarihi, Ney tarihçesi, Ney yapısı, Neyin bölümleri,
Eitim ve gretim Eitim ve gretim